hayat ingilizce tercümesi | hayat ingilizce sözlük anlamı | online tercüme





üniversite kursu ankara

  • İngilizce





hayat

  • Türkçe

Canlı, sağ olma durumu - isim

Yaşam

Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı

Meslek

Geçim şartlarının bütünü

Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma

Yazgı - din

Yaşamayı sağlayan şartların bütünü

Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi


Örnek Cümle

Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım.

Halit Fahri Ozansoy

Köy hayatı. Gece hayatı.

Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı.
Reşat Nuri Güntekin
 
Hayatımı yazılarımla kazanırım.
Halide Edip Adıvar
 
Bu köyde hiç hayat yok.
Hayat onları bir türlü birleştirmedi.
Ayda hayat yok.
Atatürk'ün hayatı.




Online Tercümeler size  powerd by google translate  altyapısı ile sunulmaktadır.

 
 


Türkçe


İngilizce



Sorgu

Tercümesi

Dilinden
Diline

volan

flywheel

Kız

Girl

deneme sınavı

trial exam

egemen

dominant

Engelli

Disabled

Boran okula neden gelmedi

Why didn't Boran come to school?

sigaram bitti.

I ran out of cigarettes.

çaresiz

helpless

kemik

bone

İyi arabalar

Good cars

otokrasi

autocracy

paraşüt

parachute

Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2024

Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.
tercumesi.com bir nerededir.com sitesidir.